• Türkçe
  • İngilizce
  • Arapça

Obezite Cerrahisi

Gastrik Bypass

Gastrik bypass ameliyatı obezite cerrahisinin en yoğun yapıldığı Amerika’da en sık uygulanan cerrahi işlemdir. Gastrik bypass ameliyatı hem kısıtlayıcı, hem de emilim azaltıcı bir işlemdir. Midenin hacmi küçüldüğü için hastanın gıda alımında azalma sağlanır. Bunun yanında 150-200 cm’lik bağırsağın emi-lim dışı bırakılması neticesinde, hastada total kalori, protein ve diğer besinlerin emilimi azalmaktadır.

Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Öncelikle ameliyata 150-200 cm’lik ince bağırsak kısmının emi-lim bakımından devre dışı bırakıldığı ince bağırsak anastomozu ile başlanır. Ardından midede 30 mililit-relik yeni bir poş oluşturulur. İnce bağırsağın beslenme bacağı ile bu yeni mide poşu arasında yapılan ikinci bir anastomoz ile ameliyat sonlandırılır. Gastrik bypass ameliyatı hem laparoskopik hem de robotik yöntemle yapılabilmektedir.

Sleeve Gastrektomi

Sleeve gastrektomi ya da tüp mide kısıtlayıcı bir ameliyat olup, midenin sol kısmının kısmi olarak olarak çıkarılması işlemidir. Mide sol yan kısmı serbestleştirilmesi işlemi, midenin distalinden proksimaline doğru yapılır. Midenin üst kısmında Fundus’un tamamen serbestleştirlmesi sonrası midenin sol yan kısmının çıkarılması işlemine geçilir. Bu aşamada hastaya ağızdan istediğimiz kalibrasyondaki mide tüpü yerleştirilir. Bu tüpün kenarından stapler dediğimiz cihazlar sayesinde karşılıklı üçer sıra zımbalar ile midenin kapatılması ve ardından kesilmesi işlemi yapılır. İşlem hastada kalan mide kısmının ya ikinci bir kat dikişle kapatılması (bizim tercihimiz bu şekilde) ya da doku yapıştırıcıların stapler hattına topikal uygulanmasıyla tamamlanır. Midenin eksizyon yapılan kısmının karın dışarısına alınmasını takiben kü-çük trokar yerleri kapatılır ve işlem sonlandırılır. Ameliyat laparoskopik ya da robotik yöntemle yapılabilir.

Normal hacmi 1,5-2 L olan mide, bu ameliyat sonrasında 150-200 mL olmakta ve gıda alımında kısıtlamaya neden olmaktadır. Hastada kilo kaybına sadece midenin hacim olarak kısıtlanması değil, aynı zamanda ghrelin hormonunda azalma, tokluk hissinde artma, mide boşalımının hızlanması, ince bağırsak geçiş süresinin hızlanması da etkili olmaktadır. Ghrelin 28 aminoasitten oluşan endojen bir hormon olup, iştah ve gıda alımını uyarır. Böylece yağ kitlesinin vücutta birikime ve büyüme hormonunun salınmasına neden olur. Bu hormon, ağırlıklı olarak mide fundus hücreleri tarafından endojen yolla salınmasıyla birlikte, aynı zamanda duodenum, jejunum, ileum, akciğer, böbrek, kalp ve böbrek üstü bezlerinden de salınır. Tüp mide ameliyatında midenin sol kısmının alınması esnasında fundus’ta alınmaktadır. Böylece vücutta en sık Ghrelin hormonu salan bölgenin alınması kişide tokluk hissinde artmaya neden olmaktadır.

Amerika’daki Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği aşırı morbid obez hastalar için tüp mide ameliyatını, gastrik by-pass ya da duodenal switch ameliyatlarının ilk aşaması olarak kabul edilebilir bir yöntem olarak tanımlamışlardır. Tüp mide ameliyatı obezite cerrahisi alanında ülkemizde sık uygulanan işlemlerden biridir.